Aşk İçin Dua: Kalbi Allah’a Emanet Etmek

aşk için dua
aşk için dua

Aşk için dua: sevgiyi Allah’a emanet etmenin yolu

Üç yıl önce bir gece yarısı telefonum titredi. Arkadaşım Selim’di. “Uyuyor musun?” diye yazmıştı. Uyumuyordum. Selim, iş yerinde tanıştığı bir kıza gönlünü kaptırmıştı ve ne yapacağını bilmiyordu. İlk sorusu hâlâ kulağımda: “Aşk için dua etmek ayıp mı, günah mı?”

Değil. Ama nasıl, hangi niyetle ve hangi sınırlar içinde yapıldığı çok şey değiştiriyor. Bu yazıda o gece ona anlattıklarımı, kendi başımdan geçenleri ve yıllar içinde Kuran’dan öğrendiklerimi bir araya getirdim. Ben âlim değilim; sadece çok dua etmiş, çok da yanılmış sıradan bir müminim. O yüzden aşk için dua konusunda hüküm vermeyeceğim, yolda öğrendiklerimi paylaşacağım.

Baştan söyleyeyim: dua bir düğme değildir. Basarsınız, karşınızdaki sizi sevmeye başlar, diye bir şey yok. Dua, hâlinizi bilen Rabbinize açılmak ve sonucu O’na bırakmaktır.

İslam’da sevgi ne demek?

Küçükken bizim evde sevgiden pek söz edilmezdi. Annem “Allah gönlüne göre versin” derdi, konu kapanırdı. Sonra Kuran’ı anlayarak okumaya başlayınca gördüm ki İslam sevgiye yabancı değil. Tersine, onu insanın yaratılışındaki bir ihtiyaç sayıyor.

Gönlün meyli ve sorumluluk

Bir kalbin birine ısınması çoğu zaman elimizde değil. Elimizde olan, o duyguyla ne yaptığımız: nereye baktığımız, ne yazdığımız, hangi adımı attığımız. Bu yüzden aşk için dua ederken önce kendime şunu soruyorum: Bu duyguyu Allah’ın razı olacağı bir yöne mi çekiyorum, yoksa kendi nefsimin peşinden mi gidiyorum?

Helal çerçeve

Helal sevgi, sonunda nikâha varan, ailelerin bilgisi içinde ilerleyen ve kimseyi incitmeyen sevgidir. Selim’e de bunu söyledim. Hâl böyle olunca helal sevgi için dua etmek hem meşru hem de çok güzel bir niyet oluyor. Çünkü bu duada “Allah’ım, bana sevdiğimi ver” demiyorsunuz, “Allah’ım, hayırlı olanı helal yoldan nasip et” diyorsunuz. Fark küçük görünür, ama kalbin duruşunu baştan değiştirir.

Kuran’dan aşk için dua örnekleri

Dürüst olayım: Kuran’da “şu ayeti oku, falan kişi seni sevsin” diyen bir bölüm yok. Böyle bir iddiaya da inanmıyorum. Bununla birlikte aşk için dua ederken tutunabileceğimiz, eşle, aileyle ve gönül huzuruyla ilgili gerçek ayetler var. Üçüne bakalım.

Furkan 74: gözümüzün aydınlığı

رَبَّنَا هَبْ لَنَا مِنْ أَزْوَاجِنَا وَذُرِّيَّاتِنَا قُرَّةَ أَعْيُنٍ وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّقِينَ إِمَامًا

Rabbenâ heb lenâ min ezvâcinâ ve zürriyyâtinâ kurrete a’yünin vecalnâ lil-muttekîne imâmâ.

“Rabbimiz, bize eşlerimizden ve çocuklarımızdan göz aydınlığı olacak kimseler ver ve bizi takva sahiplerine önder kıl.” (Furkan, 25/74)

Bu ayeti yıllar önce bir arkadaşımın düğününde imam okumuştu. O günden beri evlilikte sevgi duası dendiğinde aklıma ilk bu gelir. Dikkat edin, ayet “bana güzel bir eş ver” demekle kalmıyor; eşin göz aydınlığı olmasını, kendimizin de takvada örnek olmasını istiyor. Yani önce kendimize bakmamızı da hatırlatıyor. Aynı ayeti karı koca için dua ederken birlikte okumak ise ayrı bir tatlılık veriyor.

Taha 39: Allah’ın bıraktığı sevgi

وَأَلْقَيْتُ عَلَيْكَ مَحَبَّةً مِنِّي وَلِتُصْنَعَ عَلَىٰ عَيْنِي

Ve elkaytü aleyke mehabbeten minnî ve litusnea alâ aynî.

“Ben sana tarafımdan bir sevgi yerleştirdim; gözümün önünde yetiştirilesin diye.” (Taha, 20/39)

Bunu açıkça belirteyim: bu ayet bir dua değil, Allah’ın Musa’ya, bebekliğinde yaşadıklarını hatırlatan sözü. Bazıları sevilmek için dua ederken bu ayeti okuyor. Ben onu daha çok bir hatırlatma olarak okuyorum: kalplere sevgiyi koyan Allah’tır. Okuyup “şimdi olacak” demek ayeti ne amacı dışına çıkarmak olur. İnsanın niyeti güzelse, bu hatırlatma bile yeter.

Kasas 24: ihtiyacını açıkça söylemek

رَبِّ إِنِّي لِمَا أَنزَلْتَ إِلَيَّ مِنْ خَيْرٍ فَقِيرٌ

Rabbi innî limâ enzelte ileyye min hayrin fakîr.

“Rabbim, bana indireceğin her hayra muhtacım.” (Kasas, 28/24)

Hz. Musa, Medyen’de iki kadının koyunlarını suladıktan sonra bir gölgeye çekilip bunu söylüyor. Yorgun, aç, yabancı. Ayetlerin devamında ona bir yol açıldığını okuyoruz. Bu duayı tek başıma kaldığım dönemlerde çok okudum. “Şunu istiyorum” demeden, sadece “ben muhtacım” demek, istek listesini bırakıp teslim olmak gibi geliyor. Rahatlatıyor.

Kalpleri birleştiren Allah: Rum 21 ve Enfal 63

Şimdi iki ayet daha var; bunlar dua değil, birer hatırlatma. Ama dua edenin kalbini doğru yere oturtuyorlar.

Rum suresi 21. ayette Allah, eşlerin birbirine ısınması için aralarına mevedde ve rahmet koyduğunu söylüyor. Mevedde sevgi ve yakınlık, rahmet ise şefkat ve merhamet. Bu iki kelime bir evliliğin gerçek yakıtı gibi geliyor bana. Tutku bir yerde azalır, ama mevedde ve rahmet sabırla beslenirse kolay kolay bitmiyor. Büyüklerimiz boşuna “evlilik sevgiyle başlar, merhametle yürür” dememiş.

Enfal suresi 63. ayette ise Allah, müminlerin kalplerini birleştirdiğini, yeryüzündeki her şeyi harcasanız bunu yapamayacağınızı hatırlatıyor. Bu ayeti her okuduğumda kendi çabamın sınırını görüyorum. Güzel konuşabilirim, hediye alabilirim, sabredebilirim; ama kalpleri bir araya getiren O. Kalplerin yeniden barışması için dua etmenin mantığı da tam burada yatıyor: Sebepleri yerine getirir, sonucu O’ndan beklersiniz.

Burada küçük bir uyarı. Bu ayetleri bir tür büyü gibi kullanmak, belli sayıda okuyup netice beklemek yanlış olur. Kuran’ı araç değil, rehber olarak okumak gerekiyor.

İstihare ve teheccüd: sünnetin sakin yolu

Selim’e o gece yaptığım en önemli öneri şuydu: “Önce istihare yap.” Cabir’den rivayet edilen ve Buhari’de geçen habere göre Peygamber Efendimiz, istihareyi bize Kuran’dan bir sure öğretir gibi öğretirdi. Önemli bir iş karşısında iki rekât nafile namaz kılıp ardından o duayı okumak, işi Allah’a danışmak demek.

İstihare namazı gerçekte ne yapar?

Çoğumuz istihare namazı kılıp rüya bekliyoruz. Ben de beklemiştim. Görmedim. Birkaç gün sonra fark ettiğim şey, içimdeki zorlamanın azalmasıydı. Bir kapı kapanmış gibi değil, bir yük hafiflemiş gibi. Âlimlerin dediğine göre istihare, rüya şart koşan bir şey değil; kişi duayı okuyup araştırmasını sürdürür, hayırlıysa Allah işi kolaylaştırır, değilse gönlünü ondan çevirir. İstihare namazı kıldıktan sonra da istişare etmeyi, yani dürüst birine danışmayı ihmal etmemek gerekiyor.

Teheccüd namazı ve gecenin sessizliği

Teheccüd namazı konusunda ise kendimi hâlâ öğrenci sayıyorum. Isra suresi 79. ayet Peygamberimize geceden kalkıp namaz kılmayı emreder. Geceyi pek çok kez kaçırdım, bunu da saklamayacağım. Ama bir kış gecesi, dertten uyuyamayınca kalkıp abdest aldım, iki rekât teheccüd namazı kıldım, sonra secdede uzun uzun, hiç kelime seçmeden konuştum. Çözülen bir şey olmadı o gece. Ama sabah ezanında içim başka türlü yumuşamıştı. Sahih hadiste Allah’ın gecenin son üçte birinde kullarına yöneldiği ve dua edenin duasına karşılık verdiği bildirilir. Bu müjde, gece kalkmaya yetiyor bence.

İki ibadeti birbirine karıştırmamak gerekiyor: istihare namazı bir karar anında kılınır, teheccüd namazı ise düzenli bir gece alışkanlığıdır. Kalbi derin bir derdi olan biri, ikisini birlikte yaşarsa kendini çok daha sakin bulabilir.

Eşim için dua: evlilikte sevgi nasıl korunur?

Evleneli sekiz yıl oldu. İlk yıllarda sanıyordum ki sevgi kendiliğinden devam eder. Etmiyormuş. Bir gün eşimle küçük bir şey yüzünden, bulaşık makinesinin nasıl doldurulacağı yüzünden, üç gün küs kaldık. Üç gün! O akşam bir kenara çekilip ağladım ve ilk defa ciddi biçimde karı koca için dua etmeye başladım.

Neyi isterim? Çok sade şeyler. “Allah’ım, bizi birbirimizin gözünde güzel göster. Kusurlarımızı örtmeyi öğret. Aramızdaki mevedde ve rahmeti artır.” Bunların hepsi evlilikte sevgi duası sayılır; Arapça bilmek şart değil. Peygamberimizin eşlerine karşı gösterdiği yumuşaklığı hatırlamak, kendi sertliğimi görmeme yetti.

Eşim için dua etmenin bir başka tarafı daha var: dua ederken adamı daha çok seviyorsunuz. Garip ama doğru. Birine hayır dilemek, onun hakkındaki kızgınlığı eritiyor.

Soğumaya başlayan bir evlilikte

Çevremde soğuyan evlilikler gördüm. Genelde büyük bir kavga yüzünden değil, konuşmayı bırakmaktan. Böyle bir durumda önce kendi payıma bakarım: Ben ne zaman son kez içten bir söz söyledim? Ne zaman son kez teşekkür ettim? Ardından kalplerin yeniden barışması için dua ederim, ama dua ile yetinmem. Yan yana oturup çay içmek, telefonu bir kenara bırakmak, gerekirse bir aile büyüğünden ya da güvenilir bir uzmandan yardım almak da bu işin parçası.

Rum suresindeki mevedde ve rahmeti bir kez daha düşünüyorum: ikisi de çabayla büyüyen şeyler. Kuran, “oturun, kendiliğinden olacak” demiyor.

Kapanmakta olan bir evlilik için şunu öneririm: iki rekât namaz kıl, evlilikte sevgi duasını sade dille tekrarla, eşine ismiyle hayır dile. Sonra kalk ve ona sofra kur. Dua ile amel el ele yürür.

Eşiyle arası açılmış birine “boşan” ya da “sakın boşanma” demek de bana düşmez. Bu karar, işin içindekilerin ve bilen kişilerin arasında verilmeli. Ben yalnızca kapıyı kapatmadan önce Rabbe bir kez daha yönelmenin, hiçbir zaman zarar getirmediğini söyleyebilirim.

Helal olmayan bir sevgi karşısında ne yapmalı?

Selim’in durumu tam buydu. Sevdiği kızla tanışıklıkları hızla özel mesajlaşmaya, gizli buluşmalara doğru gidiyordu. Ona söylediğim şey, belki de o gece söylediğim en zor şeydi: “Kardeşim, haramın içinde büyüyen bir sevgiye Allah’tan bereket istenmez.”

Bunu sert söylemek istemedim, ama yumuşatıp geçiştirmek de dostluğa sığmazdı. İslam’da nikâh dışı yakınlık, yalnız kalma ve bakışları tutmama gibi sınırlar boşuna konmamış. Bu sınırlar sevgiyi yasaklamak için değil, kalbi ve izzeti korumak için var.

Peki ne yapacaktı? Üç şey konuştuk. Önce, haram olan ilişkiyi kesmek. Sonra, gerçekten niyeti ciddiyse ailesini devreye sokup evlilik yoluna girmek. Son olarak, helal sevgi için dua etmek ve istihare yapmak. Eğer kız tarafı olumsuz yanıt verirse bunun da bir cevap olduğunu kabul etmek.

Burada aşk için dua ederken en çok yapılan hatayı da söyleyeyim: “Allah’ım, onu bana âşık et” diye dua etmek. İnsanın iradesi vardır. Allah kimseyi zorla kimseye bağlamaz. Sevilmek için dua etmek ile bir insanın özgür iradesini ellemek ayrı şeylerdir. Ben bu yüzden şöyle diyorum: “Allah’ım, hayırlıysa kalbimizi birleştir, değilse beni ondan hayırla çevir.” Bu cümle belki heyecanlı değil, ama dürüst.

Selim sonunda kızın ailesiyle görüştü. Kız ailesi hazır olmadığını söyledi. Selim aylarca üzüldü. Şimdi, o günlerin ardından bakınca “iyi ki öyle olmuş” diyor. Her hikâye böyle bitmez, biliyorum; ben sadece olanı anlatıyorum.

Sabır, tevekkül ve kader

Dua ettikten sonra bekleme dönemi başlıyor ve asıl imtihan orada. Günler geçiyor, mesaj gelmiyor, kapı çalmıyor. İçinden “belki dualarım yeterince samimi değildi” diye geçiyor insanın. Ben de çok düşündüm bunu.

Peygamberimizin öğrettiği tevekkül, elini kolunu bağlayıp oturmak değil. Önce yapılacağı yapmak, sonra sonucu Allah’a bırakmak. Dua bu yüzden bir garanti değil, bir teslimiyettir. Allah bazen duayı istediğimiz şekilde, bazen daha iyi bir şekilde, bazen de ahirette karşılık vererek kabul eder. Bu üç ihtimali bilmek, bekleyişi taşınabilir kılıyor.

Kaderi kabul etmek de teslim bayrağı çekmek anlamına gelmiyor. Aşk için dua eden birinin kalbinde iki şey aynı anda durabilir: umut ve rıza. “Rabbim, istiyorum ama Senin seçtiğin benim seçtiğimden hayırlıdır.” Bunu söylemek kolay değil. Ben hâlâ zorlanıyorum. Fakat zorlandığım yerde bile dua etmeye devam etmek, içimdeki sesi susturuyor.

Son bir not: Dua sihir değildir. Bir okuma düzeni, bir fısıltı ya da bir kâğıda yazılan isim kimsenin kalbini çeviremez. Bu tür vaatlerde bulunanlardan uzak durun; ister sevgili için, ister geri dönsün diye olsun, para karşılığı “okuma” yapanlar sadece cebinizi hedefliyor.

Sıkça sorulan sorular

Aşk için dua etmek caiz mi?

Evet, niyet helal bir sevgi ve nikâh ise caizdir. Allah’tan hayırlı bir eş istemek, Furkan 74’teki duaya da uygundur. Haram ilişkiye bereket istemek ise doğru olmaz; önce ilişkinin sınırlarını düzeltmek gerekir.

Birinin beni sevmesi için dua edebilir miyim?

Hayırlıysa kalplerin birleşmesini dilemek mümkün; ama kimsenin iradesini zorlamak mümkün değil. Bu yüzden sevilmek için dua ederken “hayırlıysa” şartını koymak ve karşı tarafın özgür olduğunu unutmamak gerekir. Aksi hâlde dua, istek değil dayatma olur.

İstihare namazı kılınca mutlaka rüya mı görülür?

Hayır. Rüya görmek şart değildir. İstihare namazından sonra gönül bir tarafa meyleder, işler kolaylaşır ya da zorlaşır. Güvendiğiniz biriyle de konuşup araştırmayı sürdürmek gerekir.

Kaybettiğim sevgi geri gelir mi?

Kimse bilemez. Kalplerin yeniden barışması için dua edebilir, kendi payınıza düşeni yapabilirsiniz. Ama sonuç Allah’ın elindedir. Geri dönmese bile bu duanın, sizi sakinleştirdiği ve kalbinizi olgunlaştırdığı çok kere görülür.

Son söz: dua ettikten sonra

Selim geçen yıl evlendi. Başka biriyle, ailelerin tanıştırdığı, çayın üç kez soğuduğu bir görücü usulüyle. Düğünde yanıma gelip “o gece mesaj atmasam bugün burada olmazdım” dedi. Gülüştük.

Eğer siz de bir gönül derdindeyseniz, önce kapının helal olduğundan emin olun. Sonra kalkın, iki rekât namaz kılın, belki gecenin bir vaktinde teheccüd namazında dertlerinizi dökün, sade bir dille söyleyin. Aşk için dua, bir sonuç satın almak değil, kalbinizi yerine koymak. Cevabın şekli Allah’a ait.

Benim öğrendiğim bu. Bazı geceler yeterince inanamıyorum, bazı geceler gözyaşıyla kalkıyorum. Yine de aşk için dua etmeyi bırakmıyorum, çünkü bir kez bile boşa gitmediğini biliyorum; ya karşılığını buldu ya da beni başka bir yöne yöneltti.

1 thought on “Aşk İçin Dua: Kalbi Allah’a Emanet Etmek”

Leave a Comment